Menü
 Ana Sayfa
 Resim
 Yazı
 Şiir
 Hobi
 Miniatürk
 Sunu-Video
 Atatürk Video
 Ziyaretçi Defteri (YENİ)
 
Sayfa İzlenimi
Şu ana kadar
8259314
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Aral�k 2008
 
Ziyaretçi Bilgisi
Pazartesi1342
Salı2275
Çarşamba2168
Perşembe2251
Cuma2308
Cumartesi2353
Pazar2677
Toplam:2061269
En Çok:6002

 
Hoşgeldiniz


Öğretmen kandile benzer ,kendini tüketerek başkalarına ışık verir.’   
                                                                                                    horace.

...

1979 yılı sonları… Kasım’ın  27 si ,19 yaşındayım, yeni bir hayata başlıyorum..İlk kez başlayacağım okuluma gitmek için babamla birlikte yoldayız..

Kar hafifçe serpiştiriyor.. Kamyonetin arkasında birkaç parça eşya, iki yatak..Babamla ben ön taraftayım.. Hayatımı bir skoda kamyonetin arkasına yüklediğimi düşünüyorum ne garip…Zaman ilerliyor yol azalıyor , içimde bir şeyler her geçen zaman fazlalaşıyor .. Heyecan, korku, hasret, hüzün, sevinç..Hangisi acaba beni böyle yapan..Kalbim  yerinden çıkacak gibi göğüs kafesimi zorluyor..

Memur çocuğuyım..Bir köyümüz olmasına rağmen hiç köyde yaşamadım..Köy hayatı bana yabancı gelmemeliydi oysa…Bana yakın olması gereken bu hayata yaklaştıkça benden uzaklaşan bir şeylerin varlığı içimi dolduruyor.. Kafamdan bir sürü anlamsız ve bağlantısız düşünceler gelip geçiyor, hiçbiri beni rahatlatmıyor..Rahatlatması mı gerekiyor ki. ? Yoksa bu hayatı yaşamak mı zor geliyor ? Yalnız kalma, mücadeleye atılma korkusu mu ? Hep sırtımı yaslayacak birilerini bulmuştum , şimdi kendi kendime kalacaktım..Bu muydu beni korkutan ? Gerçek hayat savaşı bu olmalıydı belkide..Hayata dair yazılanlar söylenilen onca sözler..Kendimi ne güzelde hazırlamıştım oysa...Babam da konuşmuyor..Babamın düşüncelerini okumak isterdim ne düşünüyor acaba.?. Bitmese mi bu yol ?....

Bu düşünceler içerisinde köye girdiğimizi fark ediyorum...Köy bana sevimli geldi ..İçimdeki duygular dağılır gibi oldu sanki .. Evler iki katlı kerpiç evler...

Okul müdürünün bizi sıcak karşılaması içimi rahatlattı..İlk defa bir müdürüm olacaktı..O da ilk zamanlarında benim hissettiklerimi hissetmişmiydi ..Muhtarla birlikte ev  buldular bize... Eve yedi basamaklı taş bir merdivenle çıkılıyor. Tek bir oda, yerler toprak.. İçinde yerden yirmi santim yükseklikte tahta divanlar… Penceresinin camlarından biri kırılmış, naylonla kapatılmış, divanların rengi kirden simsiyah… Her yer kirli görünüyor.. Tuvaleti ise dışarıda , kapısı yoktu… Kapı görevini tuvaletin önüne asılan boş bir çuval görüyor..  Evin soğuk görünüşü içimi de üşüttü....İçimde kızılca kıyamet, içimde zemheri, içimde kar..

Akşam olmuş hava kararmaya başladı…İlk gün sürprizi elektrikler kesikti.. Babamla çok az konuşuyorum yani konuşamıyorum.Oysa babamla çok iyi arkadaşız.  Sanki bir şeylerden kaçıyorum.. Tedirginim. Mum ışığında köylülerin getirdiği yiyecekleri yedikten sonra yatmak istediğimi söyledim babama . Amaç yatmak değil bir şeylerden kaçmak, yatağa sığınmaktı…

Uyku tutmuyor. Dışarıda esen rüzgar kırık camdan içeri girerek sanki içimde esiyor. İçerisi karanlık, içerisi soğuk…farelerin tıkırtıları geliyor kulağımıza ..Nasıl yaşayacağım, nasıl alışacağım, ne yapacağım?  Babamı da uyku tutmuyor, en az benim kadar onunda aynı şeyleri hissettiğini biliyorum..Ya annem ? Ağlamaya başladım. Hıçkırıklarımı tutamıyorum….

Babam kalktığını hissettim birden .Mumu yaktı…

        -Neden ağlıyorsun,ne oldu?

Ben iyice ağlamaya başlıyorum…

        -Ben burada yaşayamam,kalamam  diyorum
     
        -Peki, yarın kalkar döneriz geri. Hadi şimdi yat uyu,ağlanacak bir şey yok.

Babamın sesi sevgi dolu. Yorganı başıma çektim. Ağlamamaya çalışıyorum. Babam geri döneriz demişti.  Ben ne yapıyorum, heyecanla başlamak istediğim mesleğimi, başlamadan bitirecek miydim?  Çok mu rahat yaşamaya alışmıştım?  Savaşmayacak mıydım? Sabah oluyor , ezan okunuyor.. Sabah uyanıp kalktığımda yine sessizim. Babam konuşmaya çalışsa da  ben kısa kelimelerle geçiştiriyorum. Söylenecek çok şey var belki….

Giyinip okula gidiyoruz..İkimizde sessiz..İçimizden konuşuyoruz.. Müdür Bey  bizi samimi bir şekilde,okulun bahçesinde karşılıyor
 
     -Nasıl geçti geceniz,başlamaya hazır mısın?

Sanki boğazıma bir şeyler düğümlendi.Cevap veremiyorum.

Babam:
         -Biz dönüyoruz. diyor..

Müdür Bey şaşırmış gözlerle “neden’’diye sordu.
     
Yutkunarak kısık bir sesle:
         -Ben o evde yaşayamam….diyebildim.

Müdür Bey:
          -  Bir çaresini buluruz. Haydi okula gidelim.

Okul iki derslikli,küçük bir köy okulu.Okulun sıcaklığı içimi ferahlatı..Küçükte bir öğretmenler odası var.. Müdür Bey bana;

         -İstersen bu öğretmenler odasını sana verebilirim. Zaten ikimizden başka öğretmen yok.Teneffüslerde ben idare ederim.

dediğinde sanki dünyalar benim oldu. İçime dolan sevinçle “tamam” dedim…  Artık ilk adımı attım. Bundan sonra savaşabilirim.

Müdür Bey: “Hadi şimdi sınıfa gidelim” dediğinde yine heyecanlandım,bacaklarım titriyor. Kalbimin sesini duyabiliyorum. Sınıfa girdiğimizde

Müdür Bey: Çocuklar bu yeni öğretmeniniz dediğinde tüm gözler bana çevrildi. Kendimi  artık mutlu,neşeli ve huzurlu hissediyorum…..

Artık bende bir Köy Öğretmeniyim…


Müzik

Open Pop-up Player

irtibat e-posta


İletişim    Animasyonlar    Hesabınız   Tavsiye Edin  Forumlar




PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.

SMF Tema: Turklord-Buzkıran Tema Tasarım: NDTema.COM © 2007